KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/8886 E., 2011/11276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Kırtasiye Tic. ve San. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 10/11/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalı ... Kırtasiye Ticaret ve Limited Şirketi'nin temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ...'in temyiz itirazına gelince; dava şahsi haklara saldırı nedeni ile manevi tazminat talebinden ibarettir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılarca temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda uzun süre davalı şirkette, şirketi tam temsil yetkisiyle çalışan davacının şirket adına tahsil ettiği paraları şirket hesabına yatırmadığının tespiti sonrası, şirketi temsil yetkisi kaldırılmış, eski müşterilerle şirket adına yeni bir iş yapmasının önüne geçilmek için temsil yetkisinin kaldırılma sebebi bir bilgi notu olarak faks marifeti ile bildirilmiş, mahkemece de faks notunda geçen ibarelerin hakaret niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Dava konusu olayda davalı ... şirket ortağı sıfatı ile; şirketi tam temsil yetkisi ile uzun süredir iş yapan, ismi 3. kişiler nezdinde şirketle bütünleşen davacının, şirketi temsil yetkisinin kaldırıldığını şirket müşterilerine faks marifeti ile bildirmiş, söz konusu faksla birlikte temsil yetkisinin ne sebeple kaldırıldığını ifade etmiştir ki sonraki bir tarihte davacı hakkında hizmet nedeni ile emniyeti suistimal ettiği iddiası ile suç duyurusunda bulunmuştur. Dolayısı ile mahkemece davalılarca çekilen dava sebebi faksta kullanılan ifadelerin davacının şahsını, kişilik haklarını hedef aldığının kabulü doğru değildir. Buna göre davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış, temyiz edilen kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/8886, K. 2011/11276, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama