KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/8927 E., 2011/10635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/08/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, haksız eylem nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli ile değer kaybının ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içindeki bilgi, belge ve açıklamalardan; davalının oturduğu evin balkonunda bulunan saksının davacıya ait aracın üzerine düştüğü, aracın tavan kısmının çökerek hasara uğradığı ve sigorta şirketi tarafından eldeki bu davanın açılmasından önce 19.6.2009 günü davacıya araç hasar bedeli olarak 2.183,00 TL tazminat ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde; davacının aracındaki hasar nedeniyle zararının daha fazla olduğu belirtilerek araçta oluşan hasarın onarım bedeli için 1.590,00 TL tazminat ile birlikte değer kaybı zararı için de 6.000 TL tazminat istenmiştir.
Yerel mahkemece benimsenen ve karara esas alınan bilirkişi raporunda ise, sadece araçta oluşan hasarın onarım bedeli belirlenmiş ve onarım bedelinin 1.927,81 TL olarak hesaplandığı belirtilmiş; ancak, bu hasar nedeniyle araçta değer kaybı olup olmayacağı yönünde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Yerel mahkemece de bu bilirkişi raporu yeterli görülerek ‘davacının zararının sigorta şirketince karşılandığı’ gerekçesiyle istemin tümden reddine karar verilmiştir. Davacı, hasar onarım bedeli isteğinin yanı sıra hasar ve onarım nedeniyle aracının değerinin düştüğünü ileri sürerek değer kaybı zararını da istemiştir. Sigorta şirketi tarafından davacıya hasar bedeli için tazminat ödendiği, değer kaybı nedeniyle ise herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece, davacının aracının değerinde azalma olup olmadığı yönünde inceleme ve belirleme de yapılmamıştır. Şu durumda yerel mahkemece yukarıda açıklanan olgular gözetilerek araçta değer kaybı olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile istemin tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/8927, K. 2011/10635, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama