KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/9081 E., 2011/10897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/09/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, dava dışı oğluna vaktinde müdahale edip tedavi uygulamayan Sağlık Bakanlığına bağlı hastanede doktor olarak çalışan davalıdan manevi tazminat talebinden ibarettir. Mahkemece davanın esastan reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 129/5 maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken (görevlerini yaparken) işledikleri kusurlardan ... tazminat davaları rücu edilmek kaydıyla kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ANCAK idare aleyhine dava açılabilir. Keza 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13. maddesi de aynı meyandadır.
Davalı ... Sağlık Bakanlığına bağlı Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinde görevli doktordur. Yukarıda açıklanan amir hükümler gereğince Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastane çalışanı olan davalı hakkında açılan işbu davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekir iken davanın esası hakkında karar verilmesi doğru bulunmamış, temyiz edilen kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Anayasa’nın 129/5.maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan ... tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.
Temyiz incelemesinin esastan yapılması gerektiği görüşüyle çoğunluğun husumetten reddi yolundaki bozma kararına katılmıyoruz. 20/10/2011
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/9081, K. 2011/10897, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama