KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/9109 E., 2011/14107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/07/2009 gününde verilen dilekçe ile iftira nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız şikayet ve iftira nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu edilen şikayet ve iftira, 08.06.2004 günü meydana gelmiş olup, eldeki dava ise 28.07.2009’da açılmıştır
Yerel mahkemece olay tarihi ile dava tarihi arasında Borçlar Yasası'nın 60/2 ve 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 102/4. maddesindeki 5 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi, zarara uğrayanın, zararın varlığını ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar ve her halde zarara yol açan eylemin gerçekleştiği günden itibaren on yıldır. Eldeki davada haksız eylemin işlendiği gün ile davanın açıldığı gün arasında 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmemiştir.
Dosya kapsamına göre de; davacı, dava konusu olay nedeniyle davalı hakkında iftira suçundan dolayı açılan ve Kula Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/358 Esas, 2008/54 Karar sayılı dosyada yapılan ceza yargılamasına katılmış (müdahil olmuş) ve davalı olay gününde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 285/1. maddesi uyarınca kusurlu bulunarak 20.02.2008 gününde verilen karar ile cezalandırılmıştır. Anılan ceza mahkemesi kararı şu anda temyiz aşamasında olduğundan henüz kesinleşmemiştir.
Eldeki tazminat davasının açıldığı günde, haksız eylemi gerçekleştiren davalı hakkındaki ceza davası sonuçlanmamış olup yargılaması devam ettiğinden ve hali hazırda ceza mahkemesince verilen karar, temyiz aşamasında olup kesinleşmediğinden davacı, ceza davasında isteyebileceği kişisel haklarını hukuk mahkemesinde de isteyebilir. Şu durumda, zamanaşımı süresinin geçtiğinden söz edilemez.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esasının incelenmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin zamanaşımı yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/9109, K. 2011/14107, 26 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama