KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/9143 E., 2010/9830 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/01/2000 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 07/10/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Temyize konu karar 3533 Sayılı kanun gereğince hakem tarafından verilen bir karardır.
3533 Sayılı Kanun'un 6. Maddesine göre hakem tarafından verilen kararların temyiz edilebilme niteliği olmayıp, aynı kanunun 6/2. maddesi gereğince sadece 30 gün içinde kararı veren hakeme itiraz edilmesi mümkündür.
Verilen dilekçe, temyiz dilekçesi mahiyetinde verilmiş olsa dahi bu dilekçe itiraz dilekçesi olarak kabul edilerek gerekli inceleme hakemce yapılıp bir karar verilmesi gerekir. Bu şekilde verilecek karar aynı yasanın 6/3. maddesine göre kesindir. Kesin olarak hakem tarafından verilen bu kararlar hiç bir gerekçe ile (kamu düzeni gerekçesi ile de olsa dahi) temyiz edilemez. Sadece HUMK'nun 427/5. maddesi gereğince yazılı emir yolu ile kanun yararına temyiz edilebilir.
Şu halde;
1-Verilen dilekçe itiraz dilekçesi olarak görülmeyip hakem tarafından dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde, Yargıtay ilgili dairesinin temyiz incelemesi yapmayıp dilekçe üzerine bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili hakeme gönderilmek üzere geri çevirme kararı vermesi gerekir.
2-Verilen dilekçe hakem tarafından itiraz dilekçesi olarak kabul edilip, itiraz konusunda kesin olarak karar verilmesi üzerine bu kararın temyiz edilmesi halinde ise, Yargıtay ilgili dairesinin, kararının kesin olması, HUMK'nun 427/5.maddesi gereğince kesin olarak verilen kararların sadece yazılı emir yolu ile kanun yararına temyiz edilmesinin mümkün olmasına karşılık temyiz isteminin kanun yararına bozma olmaması nazara alınarak temyiz dilekçesinin reddine karar vermesi gerekir.
Açıkladığım nedenlerle sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. 07/10/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/9143, K. 2010/9830, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama