KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/931 E., 2010/12869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... vd. tarafından, davalı ... Gaz. Mat. A.Ş ve diğerleri aleyhine 15/01/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranıan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin bir bölümünün kabulüne ilişkin 06/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazına gelince; ... gazetesinin 03.11.2008 günlü Akdeniz ekinde yayımlanan "Kamyonda 9 kilo esrarla yakalandı" biçimindeki başkası ile ilgili haberde fotoğrafının kullanılması nedeniyle iş bulamadığını belirten davacı, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davacının maddi tazminat istemi kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiş; manevi tazminat isteminin ise bir bölümü kabul edilmiştir.
Dosya içeriğinden; tanık olarak dinlenen davacıya işveren kişilerin, dava konusu haberin yayımlanmasından sonra davacıyı işten çıkardıklarını söyledikleri anlaşıldığına göre; davacının asgari ücret düzeyinde gelir elde edebileceği benimsenip yeniden iş bulabilmesi için gereken olağan bir süreyle sınırlı olarak belirlenecek maddi tazminat tutarından davalıların sorumlu tutulmaları gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, davacının maddi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/931, K. 2010/12869, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama