KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/9314 E., 2010/10123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/01/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 15/05/2006 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hakaret ve tehdit niteliğindeki haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Polis memuru olan davacı, davalının eşinin şikayeti üzerine, oturduğu yeri göstermesini sağlamak amacıyla geldikleri evde polis aracı içerisinde eşini gören davalının, kişilik haklarına saldırı oluşturacak biçimde tehdit ve hakarette bulunduğunu belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Yerel mahkemece; davacının ceza davasında, davalının etkin direnmesi olmadığını söylediği, dinlenen tanıkların anlatımlarından da davalının davacıya yönelik tehdit ve hakaret eylemi gerçekleştirdiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan davalı eşi ile kardeşinin hazırlık aşamasındaki, ceza yargılamasında şikayetçi olarak dinlenen ve olay sırasında davacının yanında bulunan diğer polis memurunun anlatımlarından; davalının, davacıya yönelik olarak “…siz kim oluyorsunuz, siz benim eşimi neden arabada gezdiriyorsunuz… orospu diye mi gezdiriyorsunuz… benim silahım var sizleri silahımla vururum…” biçiminde sözler söylediği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece, ceza yargılamasında saptanan bu anlatımlara değer verilerek, davalı tarafından söylenen sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacağı benimsenip davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/9314, K. 2010/10123, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama