KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/9455 E., 2011/12203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 01/01/2004 gününde verilen dilekçe ile avukata görevi sırasında hakaret nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan T. Garanti Bankası vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik hakkına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; karar, davalılardan T. Garanti Bankası A.Ş tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, vekilliğini yürüttüğü icra dosyası ile ilgili teminat mektubunu nakde çevirmek için icra katibiyle birlikte davalı bankaya gittiğini, banka müdürü tarafından odasından kovularak hakarete uğradığı ve küçük düşürüldüğünü iddia ederek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise, kusurlarının bulunmadığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Dava konusu olay nedeniyle İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2003/412 esas sayılı dava 13/12/2006 tarihinde karara bağlanmış, Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından hükümden sonra yürürlüğe giren kanunun tartışılması için bozulmuş ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı değil ise de; mahkumiyete ilişkin ceza mahkemesi kararı ve olayın oluş şekline ilişkin belirleme, hukuk hakimi yönünden bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmeli, ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/9455, K. 2011/12203, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama