KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/9471 E., 2010/10122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Davacı ... (... vasisi) tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 21/02/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, izinsiz olarak alınıp harcanan bilezik bedelleri ile paranın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, yanlarında kaldığı oğlu ve gelini olan davalıların, bu süre içerisinde 7 tane 40'ar gram 22 ayar bileziği ile 3.500 Euro parasının izinsiz olarak alınıp harcandığını ileri sürerek istekte bulunmuştur.
Davalılar ise; anneleri olan davacının, yanlarında kaldığı 3-4 sene içerisinde yük olmaması için değişik zamanlarda bileziklerini bozdurarak harcadığını, ikinci eşinden miras payı olarak kalan 3.500 Euro ile de kendi isteği ile davalı gelinine kanepe, buzdolabı ve temizlik robotu alarak harcadığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yargılama aşamasında dinlenen davacı tanıkları, davacının 3.500 Euro parası ile bilezikleri olduğunu söylemişlerse de bu bilezikler ile paranın davalılar tarafından zorla alındığına ilişkin bir açıklamada bulunmamışlardır. Davalı yan tanığı olarak dinlenen davacının diğer oğlu ... ise, annesinin parası ile abisi olan davalıya buzdolabı ve kanepe aldığını, parasının bir bölümünü de davacının tedavisi için harcadığını söylemiştir.
Yerel mahkemece, para ve bileziklerin davalılar tarafından davacıdan zorla ve izinsiz olarak alındığı iddiasının kanıtlanmadığı gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile istemin bir bölümünün kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/9471, K. 2010/10122, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama