KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/9802 E., 2011/13823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... aleyhine 16/04/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı şirket vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;dava haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacı ve davalı ... Nakliyecilik İnşaat Gıda ve Tarım Ürünleri Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi tarafından temyiz edilmiştir.
a) Davacı 23/03/2007 tarihli trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının karşılanmasını istemiş olmasına göre; ıslah ile artırılan maddi tazminat miktarına da olay tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerekirken ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
b)Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/4.maddesi gereğince manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle açılması durumunda, manevi tazminat açısından ayrı vekalet ücretine hükmedilir; yine aynı tarifenin 10/2. maddesi uyarınca manevi tazminat isteğinin bir bölümünün reddedildiği durumlarda, karşı taraf yararına Tarife'nin üçüncü kısmına göre takdir olunacak ücret, davacı yararına takdir olunan ücreti geçemez.
Yerel mahkemece, açıklanan bu nedenlere aykırı olarak; ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi ve davalı yan yararına fazla vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/9802, K. 2011/13823, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama