KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/9998 E., 2010/12185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/12/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 04/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, etkili eylem nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; 30.08.2002 günü meydana gelen olay nedeniyle takipsizlik kararı verilmesi üzerine davacının, 25.10.2002 gününde kişisel ceza davası açarak, davalının cezalandırılmasını ve davalıdan 1.000,000,000 TL manevi tazminat alınmasını istediği; Urla Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17.02.2009 gün ve 2008/569-2009/35 sayılı kararıyla Türk Ceza Yasası'nın 456/4 maddesi gereğince davalının cezalandırılmasına ve manevi tazminat istemi yönünden hukuk hakimliğinde dava açabileceğine karar verildiği; ceza kararının kesinleşmemiş olup dosyanın temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi, zarara uğrayanın, zararın varlığını ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar ve her halde zarara yol açan eylemin gerçekleştiği günden itibaren on yıldır. Eldeki davada haksız eylemin işlendiği gün ile davanın açıldığı gün arasında 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmemiştir. Ayrıca, kişisel hakkını tutar olarak belirtip ceza davasında istekte bulunan davacı, bir yıl içerisinde ve zamanaşımı süresi geçmeden dava açmıştır
Yerel mahkemece, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince, davacının ceza davasında 1.000,000,000 TL manevi tazminat istediği de gözetilerek, işin esası incelenip varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine uymayan gerekçeyle, davanın zamanaşımı yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.29/11/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/9998, K. 2010/12185, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama