KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/10125 E., 2012/16427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 23/03/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Asıl ve birleşen dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, davaya konu yayınlarla ilgili olarak, aynı davalılar aleyhine, ... Tarımcılığı Kalkındırma Kooperatifi tarafından açılan ve Mahkemenin 2006/199 esas sayılı dosyası üzerinden görülen davanın 16/11/2006 tarihinde, 2006/184 esas sayılı asıl dava dosyası ile birleştirildiği anlaşılmaktadır. Ancak Mahkemece, asıl dosya ile birleşen bu dosya hakkında hiçbir hüküm kurulmamış, gerekçede değinilmemiş ve karar başlığında da dava ile ilgili bilgiler gösterilmemiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMUK'un 388. ve halen yürürlükte bulunan HMK'nın 297. maddesi uyarınca; tarafların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadlarının karar başlığında gösterilmesi; hüküm sonucu kısmında ise taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte belirtilmesi gerekir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda gösterilen kurallar gözetilmeksizin ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm oluşturulmuş, birleşen 2006/199 esas sayılı dosya yönünden istem herhangi bir karara bağlanmamıştır. Açıklanan sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
(M)
-/- -2- 2011/10125-2012/16427
KARŞI OY YAZISI
Birleştirilen dosya ile asıl dava dosyasındaki davacı vekillerinin aynı kişiler olması nedeniyle gerek birleştirmeyi ve gerekse birleştirmeden sonraki gelişmeleri (yargılama aşamalarını) bilmelerine rağmen temyize konu etmemiş olmaları, "Birleştirilen dosya ile ilgili olarak nihai kararda karar verilmemiş, unutulmuş" halinin kamu düzeni ile alakalı olmayıp tarafın kişisel hakkı ile alakalı olması karşısında temyize konu edilmeyen konu hakkında re'sen inceleme yapılıp bozma kararı verilmesinin doğru olmadığı düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum.08/11/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/10125, K. 2012/16427, 8 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama