KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/11096 E., 2012/15374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/11/2010 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit ve iptal istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı aleyhinde açtıkları tazminat davasını kazandıklarını, dosyanın temyiz incelemesinde olduğu sırada ilamı icraya koyarak tazminat tutarını davalıdan tahsil ettiklerini, inceleme sonunda görevsizlik kararı verilmek üzere dosyanın bozulduğunu, mahkemece idari yargı yerinin görevli olduğuna karar verildiğini, dosyanın idare mahkemesine gönderildiğini, bu sırada davalının ödediği tazminatın iadesi için icra takibi başlattığını, esasen tazminat tutarını ödediği dosyaya talep açarak geri istemesi gerekirken ayrı bir takip yapamayacağını ancak takibin kesinleştiğini, yargılamanın idare mahkemesinde devam ettiği de gözetilerek davalıya borçlu olmadıklarının tespitini istemişlerdir.
Davalı, icra dosyasına yatırdıkları bedelin bozma ilamı uyarınca iadesinin gerekmesi nedeni ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden, davacılar tarafından davalı aleyhinde açılan tazminat davasının görevsizlik kararı verilerek idare mahkemesine gönderildiği, ... İdare Mahkemesinin 2009/1491-1279 Esas Karar sayılı ilamı ile yeni bir hüküm kurduğu, bu hükümde de davalının davacılara tazminat ödemesine karar verildiği, ilamın ... İcra Müdürlüğünün 2010/4043 sayılı dosyası ile takibe konulduğu anlaşılmaktadır.
Davalının davacılara ödeme yaptığı icra dosyasına dayanak mahkeme kararı ile ... İdare Mahkemesinden verilen mahkeme kararının dayanakları aynı haksız eylem olup, ödeme yapıldıktan sonra dosyanın görev yönünden bozulması nedeni ile yargılamaya idari yargıda devam olunmuştur. İİK hükümlerine göre bozma ilamından sonra bozma kapsamına göre yersiz ödenen tutarın iadesi istenebilir ise de, davacı bu yola başvurmamış, ayrı bir takip yoluna gitmiş, takibe itiraz edilmediğinden takipte kesinleşmiştir. Bu sırada görevsizlik kararı üzerine görevli yargı yerinde devam edilen yargılama sonunda davalı yeniden tazminat ödemeye mahkum olmuş ve bu ilamda ayrı bir icra takibine konu edilmiştir.
Şu durumda, taraflar arasında borçlu ve alacaklı sıfatlarının yer değiştirdiği birden fazla icra takip dosyası bulunduğu görüldüğünden, davacıların davalıya borçlu olup olmadığının tespiti için ... İdare Mahkemesinin 2009/1491-1279 Esas Karar sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenmeli, sonucuna göre ilamda taraflara yüklenen borç ve alacaklar yönünden yeni bir inceleme yapılarak hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/11096, K. 2012/15374, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama