KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/11156 E., 2012/14331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/03/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yaralanma nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, olay günü davalının havaya ateş etmesi neticesinde yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat istemiştir.
Davalı, olay sonrası davacıya yapılan ödeme karşılığı, davacının maddi ve manevi tazminat talep etmeyeceğine dair imzaladığı 18/06/2007 tarihli protokol nedeni ile davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme, 18/06/2007 tarihli protokol içeriğindeki beyanların ibraname niteliğinde olduğu, bilahare olayın sorumlusunun davalı olduğunun tespit edilmesi üzerine protokolle bağlı kalmaksızın davalı hakkında istemde bulunulmasının yerinde olmadığı, bu nedenle davanın dinlenemeyeceği gerekçesi ile esasa dair beyanlar ve deliller değerlendirilmeksizin davanın reddine karar vermiştir.
... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/351 esas sayılı ilamından; olay sonrası atılı suçu dava dışı ...'in üstlendiği ve eylemi gerçekleştirenin davalı olduğunun sonradan ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Dosyaya ibraz edilen 18/06/2007 tarihli protokol de o tarihte atılı suçu üstlenen dava dışı ... ile davacı arasında imzalanmıştır. Bu nedenle anılan protokol davacı ile dava dışı şahıs arasında bağlayıcıdır. Mahkemece protokol yönünden üçüncü kişi olan davalı hakkında açılan davanın esası incelenerek varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/11156, K. 2012/14331, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama