KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/11255 E., 2012/14154 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/01/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin reddine dair verilen karar, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar; devlet tiyatrosunda sanatçı olup karı-koca olduklarını,şahsi borç ilişkisi nedeniyle 5 ayrı senet (bono) imzalayarak davalıya verdiklerini, davalının 20/12/2005 tarih ve “2000TL” tutarındaki en son tarihli senedin miktar kısmının başına “5” rakamı eklemek ve tahrif etmek suretiyle “52000TL” yaparak icra takibine koyduğunu, maaşına haciz konulup menkul niteliğindeki ev eşyalarının haczedildiğini, açtıkları menfi tespit davasında “50000TL”lik tutardan borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini ayrıca davalının sahtecilik eyleminden yargılanarak mahkumiyetine karar verildiğini belirterek uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı; haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Yerel mahkemece; davacıların açtığı menfi tespit davasında lehlerine borçlu olmadıkları tutarın %40'ı kadar icra inkar tazminatına karar verildiğini belirterek şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından;şahsi borç ilişkisi nedeniyle davacı ...'in asıl borçlu, diğer davacı ...'in ise kefil sıfatıyla imzalayarak davalıya verdikleri “2000TL” tutarındaki senet(bono), davalı tarafından tahrif edilerek ve miktar kısmının başına “5” rakamı eklenerek “52000TL” yapılıp icra takibine konduğu, kesinleşen icra takibinde davacılara ait maaş ve evdeki menkul nitelikli eşyalara haciz konulduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu edilen eylem nedeniyle davalının, “resmi evrakta sahtecilik” suçundan yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği, davalı aleyhine açılan menfi tespit davasında davacıların 52000TL'lik borcun “50000TL”sinden borçlu bulunmadığına karar verilerek “20000TL” icra inkar tazminatına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalının resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturan eylemi nedeniyle “2000TL” tutarındaki borç senedi 52000TL' yapılarak daha yüksek tutarda borç tehdidiyle maaş ve ev eşyalarının haczedilmiş olması davacıların kişilik haklarının ihlali niteliğindedir. Borçlar Kanunu 49. maddesi uyarınca davacıların kişilik hakları ihlal edildiğinden lehlerine uygun bir miktar manevi tazminata karar verilmesi gerekirken hukuki sebebi ve gerekçesi farklılık arzeden menfi tespit davasında davacılar yararına borçlu olmadıkları miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiş olması gerekçe gösterilerek bu yöndeki istemin tümden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/11255, K. 2012/14154, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama