KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/11312 E., 2012/10490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vd. tarafından, davalı ..... Demir Çelik Fabrikaları T.A.Ş. vd. aleyhine 15/09/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar, davalı.... Demir Çelik Fabrikaları T.A.Ş. ve ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarının ihlalinden doğan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacılar dava dilekçesinde; davalı ... Demir ve Çelik Fabrikaları A.Ş.'nin çalışanı olan diğer davalı ...'in oğulları ...'i silahla vurarak öldürdüğünü ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar ise, davacıların tüm zararlarının karşılandığını, 61.000,00 TL tazminat ödendiğini, davacıların doğmuş ve doğacak tüm dava ve haklarından feragat ettiklerini bildirerek davanın reddini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece; davalıların haksız eylem nedeniyle sorumlu oldukları, ibranamede kime ne kadar ödendiğinin belli olmadığı, ibranamenin makbuz niteliğinde olduğu ve manevi tazminatı kapsamadığı benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacıların da içinde bulunduğu desteğin mirasçılarına davalı ... Demir ve Çelik Fabrikaları A.Ş. tarafından 07/12/2005 tarihinde 61.000,00 TL ödendiği, bu ödeme karşılığında davacıların tüm haklarından şirkete ve çalışanlarına karşı feragat ettikleri, bu belgenin davacıların oğullarının ölümünden uzunca bir süre sonra (yaklaşık bir buçuk yıl) yapılan ödeme sonucunda verilmesi ve içeriği dikkate alındığında manevi zararın da karşılandığı anlaşılmaktadır. Manevi zararın bölünmezliği ilkesi de gözönüne alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/11312, K. 2012/10490, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama