KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/11940 E., 2012/14768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/02/2011 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kala temyiz itirazları reddolunmalıdır.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava tapu kayıt maliki ile davacının aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, muris babası ...'ın, ... ili Şahinbey ilçesi ... köyü nüfusuna kayıtlı olduğunu, babasının doğum tarihinin 1925 olduğunu, ancak murisin maliki bulunduğu Şahinbey ilçesi ... köyü Hayırlık mevki parsel: 489'da bulunan bağ vasıflı taşınmazda doğum tarihinin 1914 olarak geçtiğini, ilgili ... tarafından sehven yapılan yanlışlık neticesinde murisinde kalan gayrimenkul üzerinde tasarrufta bulunamamakta ve mağduriyet yaşadığını, bu sebepten dolayı bahse konu olan taşınmazın 1925 d.lu Mustafa oğlu ... adına tespitini ve tescilini talep etmiştir.
Davalı, davacının davasını ispat etmesini gerektiğini belirtmiştir.
Yerel mahkemece; ... ili Şahinbey ilçesi, ... Köyü Hayirlik mevkinde bulunan, 489 parsel nolu taşınmazın malik hanesinde yazılı Mustafa oğlu ... kaydının iptali ile , taşınmaz malikinin Mustafa oğlu 1925 doğumlu ... olduğunun tespitine karar verilmiş; karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hakim Türk hukukunu resen uygular (...m.33) prensibi gereğince dava konusu olayların hukuki açıdan değerlendirilip vasıflandırılması hakime aittir. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice-i talepleri ile bağlı iken hukukî nitelendirme ile bağlı değildir.
Dava dilekçesinde; dava konusu olan taşınmazın, davacının murisine ait olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiş; mahkemece taşınmazın davacının murisine ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Dava dilekçesi içeriğinden ve dosya kapsamından davacının isteminin davaya konu edilen taşınmaz maliki ile davacının murisinin aynı kişi olduğunun tespitine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde yerel mahkemece hukuki vasıflandırmada hataya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Yerel mahkemece, taşınmazın aidiyetine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi (HMK 370/2) gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/11940, K. 2012/14768, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama