KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/12126 E., 2012/17421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/02/2010 gününde verilen dilekçe ile tespit ve tescil istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 30/11/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/11/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı adına gelen olmadı, karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, muvazaa nedeniyle tespit ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından mahkemece, davacının dava açmaya hakkı olmadığı şeklinde gerekçe ile aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesinde "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısmında yazılı avukatlık ücretine hükmolunur" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Mahkemece bu husus gözönüne alınmaksızın davalı yararına usul ve yasaya aykırı olarak fazla miktarda vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/12126, K. 2012/17421, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama