KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/12268 E., 2012/16303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
2-... vekili Avukat ... 3-... vekili Avukat ...
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 23/05/2004 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/06/2011 günlü kararın Yargıtay’da incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabülüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların ekip halinde yaptıkları ameliyat sırasında, dava dışı şahsın karnında klemp denilen cerrahi aletin unutulması nedeniyle, hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davada hasta ve yakınlarına ödenen tazminatın, rücu yolu ile davalılardan dayanışmalı olarak alınmasını talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; hasta ve yakınları tarafından Hazine aleyhine açılan davada tazminat ödenmesine karar verildiği, davalıların olayda 6/8 oranında kusurlu bulunmaları nedeniyle, ödenen tazminattan 6/8 oranında dayanışmalı olarak sorumlu oldukları kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Yasası'nın 50 ve 51. maddeleri ile düzenlenmiş bulunan dayanışma (teselsül) kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açmaları ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmalarına ilişkin olup zarara neden olanlarla zarar gören arasındaki ilişkiyi düzenlemektedir. Eldeki davada zarar görenlere ödenen tazminat rücu yolu ile istenildiğine göre, davalılar arasında dayanışmadan söz edilemez.
Şu durumda yerel mahkemece, davalıların ayrı ayrı belirlenecek kusurları oranında sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek, 6/8 oranındaki zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
-/-
-2- 2011/12268-2012/16303
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/12268, K. 2012/16303, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama