KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/12502 E., 2011/12162 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 02/05/2011 gün ve 2010/5409-2011/4964 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili tarafından duruşmalı olarak kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla karar düzeltmeye dair işlerde duruşma yapılamayacağından istemin reddine karar verildikten sonra HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davalının temyiz istemi üzerine, dairemizin 02/0512011 gün ve 2010/5409-2011/4964 sayılı ilamı ile kısmen bozma kararı verilmiştir.
Tarafların miras bırakanı ...'un, ölümünden önce banka hesabında bulunan 60.000- YTL tutarındaki parayı, davalının banka hesabına havale ettiği; yapılan bu işlemin, diğer mirasçılardan mal kaçırma amacına yönelik ve muvazaalı olduğu ileri sürülerek, maddi tazminat isteminde bulunulmuştur.
Davalı, işlemin muvazaalı olmadığını ve paranın miras bırakanın sağlık giderlerine harcandığını savunmuştur.
Mahkemece, savunmanın kanıtlanmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı biçimde karar verilmiştir.
Dava konusu edilen para, taşınır mal niteliğindedir. Taşınırların mülkiyetinin nasıl intikal edeceği TMK'nun 763. maddesinde ( Eski MK m.687) düzenlenmiştir. Taşınırların elden bağışlanması şekle bağlı olmayıp; bağışlayanın bu şeyi bağışlanana teslimi ile mülkiyet geçer.(BK m.237). Tarafların, iradelerini saklamak suretiyle yaptıkları görünürdeki sözleşme geçersiz bulunmakla birlikte; gerçekte amaçladıkları sözleşme geçerlidir.
Bunun istisnası ise, gerçek sözleşmenin şekle bağlı bulunması halidir. Somut olayda, miras bırakan ile davalılar arasındaki gizli sözleşme menkul mal niteliğindeki paranın bağışlanmasına ilişkindir. Bu gibi sözleşmeler şekil koşuluna bağlı olmadığından mal elden bağışlanmakla mülkiyeti bağışlanana geçer. Muris muvazaasına ilişkin 1.4.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı 'nın, ancak tapulu taşınmazlar hakkında ve bununla sınırlı olarak uygulanması söz konusudur.
Menkul niteliğindeki para ile ilgili ve geçerli olan bu temlik işlemine karşı temlik edenin mirasçıları tarafından (muris muvazaasına dayanılarak) iptal davası açılamaz. Ancak, tenkis hükümlerine dayalı olarak talepte bulunulabilir. Şu durumda, davanın reddi gerekir. Karar düzeltme istemi, bu bakımdan yerinde görülmüş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/12502, K. 2011/12162, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama