KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/12568 E., 2012/16166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/06/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız şikayet sebebi ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, uyuşturucu madde kullandığı iddia edilerek şikayet edildiğini ancak hakkında ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verildiğini belirterek manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının şikayet hakkını hak arama özgürlüğünün sınırlarını aşarak kullandığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; tarafların bir süre birlikte yaşamış oldukları, davalının tanık olduğu olaylarla ilgili şikayetçi olduğu, savcılık tarafından bu bilgiler değerlendirilerek ceza davası açıldığı anlaşılmıştır. Şikayet, somut bir takım olaylara dayanmaktadır. Ortada şikayeti gerektirecek derecede yeterli emareler bulunmaktadır. Delil ve emarelerin mahkumiyet için yeterli sayılmaması davalının şikayetinin haksız olduğu sonucunu yaratmaz.
Şikayet dilekçesinde olayın oluş şekline uygun düşmeyen veya davacının kişiliğine yönelen aşağılayıcı bir ifade şekli de kullanılmamıştır. Davalının şikayet hakkını kötü niyetle ve davacıyı zarara sokmak için kullandığının kabulü mümkün değildir. Bu nedenlerle davalının şikayet hakkını yasal sınırlar içinde kalarak kullandığı anlaşıldığından dava reddedilmelidir.
Yerel mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde davalının tazminatla sorumlu tutulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/12568, K. 2012/16166, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama