KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/12754 E., 2012/15380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/07/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ... ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalının yazıp, köyün yayla şenliklerinde dağıttığı şiir kitabının 166. sayfasındaki şiirde kendilerine hakaret edilerek kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia ederek uğradıkları manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı, şiirde basım hatası olduğunu, hakaret kastı bulunmadığını, köydeki yaşantıyı anlattığını savunmuştur.
Mahkemece, davacılar ... ve ... yönünden istem kısmen kabul edilmiş, davacı ...’e yönelik bir saldırı olmadığı gerekçesi ile bu davacı yönünden reddedilmiştir.
B.K'nın 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular ile bağlıdır.
Dosya kapsamından, davacıların davalı hakkında kişilik haklarına saldırıda bulunduğu iddiası ile şikayetçi oldukları, ... 2010/139 esas sayılı dosyası ile davalının Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayın özelliği itibari ile, davalı hakkında, davacılarında içinde bulunduğu katılanlara yönelik hakaret suçundan açılan kamu davasının sonucu beklenmeli, sonrasında dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/12754, K. 2012/15380, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama