KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/12783 E., 2012/14330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 16/03/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalı ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen 12/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava trafik kazası sonucu ölüm nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ... hakkındaki istemin husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ... hakkındaki istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Zarara yol açan araç olay tarihinde trafikte davalı ... adına kayıtlıdır. Adı geçen davalı, aracı 05/07/2005 tarihli kira sözleşmesi ile, aynı zamanda araç sürücüsü olan diğer davalı ...'a on yıl süre ile kiraladığını, bu nedenle araç işleteni olmadığını savunmuştur. Mahkemece savunmaya itibar edilerek davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Karayolları Trafik Yasası’nın 3 ve 19. maddelerine göre trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir belirti (karine) değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Kayıt malikinin, işleten olmadığını kanıtlamak için getirilen kanıtların üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını ortadan kaldıracak (halele uğratacak) bir sonuç yaratmaması gerekir.
Dosyaya ibraz edilen adi yazılı kira sözleşmesi ancak sözleşmenin tarafları arasında bağlayıcıdır. Mahkemece aracın harici satış, kira, ariyet veya rehin gibi nedenlerle başka birisinin elinde bulunmasının davacının hukukunu etkilemeyeceği gözetilerek ve davalı ... işleten olarak kabul edilerek ona göre karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan bu davalı hakkındaki davanın husumet yönünden reddedilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/12783, K. 2012/14330, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama