KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/12823 E., 2012/14360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 12/06/2009 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat talebi yönünden açılmamış sayılmasına, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne dair verilen 24/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyizine gelince:
Dava, ölümlü trafik kazası sonucu ölen desteğin eşinin maddi ve manevi, çocuklarının ise manevi zararlarının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davacı eş ...'un dava açıldıktan kısa bir süre sonra öldüğü, bu davacının mirasçılarının ortak vekillerince celse arasında sunulan 06.10.2009 tarihli dilekçede; "davacı ...'un mirasçıları, maddi tazminata ve dolayısıyla sigorta şirketine yönelik davaları takip etmeyecektir" şeklindeki ifadeyle maddi tazminata ilişkin davanın takip edilmeyeceğinin bildirildiği; yerel mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın davalı tarafın konuya ilişkin talep ve görüşü sorulmaksızın ve karar verilmeksizin yargılamaya devam edildiği; son oturumda ise nihai kararla birlikte, maddi tazminat talebine ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan gelişime göre oturumlarda usulüne uygun olarak verilmiş bir işlemden kaldırma kararı bulunmamasına rağmen, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/12823, K. 2012/14360, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama