KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/12852 E., 2012/15725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/05/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik hakkına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı; davalı ...'in, 05.05.2010 tarihinde Türkiye Büyük Milllet Meclisi Genel Kurulunda ve 06.05.2012 tarihinde bir televizyon programında yapmış olduğu konuşmalarında kendisini oylamanın gizliliğini ihlal ederek Anayasa'ya ve T.BM.M. İçtüzüğüne aykırı hareket etmekle, suç işlemekle itham ettiğini; bu itham ve iddiaların tamamen gerçek dışı ve iftira olduğunu öne sürerek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise siyasetçi olan davacının bu sıfatı nedeniyle sert eleştiriler yapabileceği gibi aynı nitelikte sert eleştirilere konumu nedeniyle katlanmakla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalının, davacı hakkındaki iddiasını ispat edecek hiçbir delil ileri sürmediği ve iddiasının doğruluğunu savunmadığı, davacının siyasi yönü değil kişisel yönü nazara alınarak bazı isnatlarda bulunduğu, davacının herhangi bir icraatının eleştirilmediği, siyasi alanda rol üstlenen,ülke yönetimine talip olan kişilerin eleştiriye açık olup diğer kişilere nazaran daha sert eleştirilere katlanmaları gerektiği, ancak bunun şahşi haklarına tecavüze de katlanmak anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Dava konusu sözlerin söylendiği konuşmalar bir bütün olarak incelendiğinde; milletvekili olan davalının, Türkiye Büyük Millet Meclisinde o tarihlerde ele alınan Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun yapılan görüşmeleri sırasında T.B.M.M Genel Kurulunda ve katıldığı bir televizyon programında davacının, kanuna "Hayır" oyu verecek bir milletvekiliyle beraber oy kabinine girerek oyunu etkilediği ve "Evet" oyu vermesini sağladığı yönünde, davacının kişilik haklarına yönelik olmayan, sert eleştirilerde bulunduğu ve bu konudaki düşünce ve görüşlerini açıkladığı, siyasi bir kişilik olan davacının hakkında yapılan sert eleştirilere katlanması gerektiği, konuşmaların tümünün eleştiri sınırları içinde kalıp hukuka aykırılık unsuru taşımadığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/12852, K. 2012/15725, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama