KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/1310 E., 2012/4013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 23/02/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası sonucunda hayatını kaybeden muristen dolayı maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, müvekillerinin murisi ...'nin meydana gelen trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini belirterek maddi manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir .
Yerel mahkemece, ıslah dilekçesi ile bağlı olarak davanın kabulüne ve davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dava dosyasında, davalı ...'a Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ yapılmış ise de adrese daha önceden usulüne uygun bir tebligat bulunmamaktadır.
Şu durum karşısında davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Hakim, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi gereği yasanın belirlediği ayrıcalık durumlar dışında, iki tarafı usulüne uygun olarak çağırmadan, iddia ve savunmalarını yasal koşullara uygun olarak bildirmek için davet etmeden hüküm kuramaz.
O nedenle davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan, savunma hakkını kısıtlar şekilde yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/1310, K. 2012/4013, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama