KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/13161 E., 2012/16461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/05/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili; müvekkili davacının ... Belediye Başkanlığı görevini yapmakta olduğunu, davalının ise iki dönem belediye başkanlığı görevi yaptığını, davalının sebebi anlaşılamaz bir şekilde 13/04/2011 tarihinde ... ilçesinde bulunan yerel gazetelere verdiği basın açıklamasında müvekkiline karşı ağır hakaretler ile gerçeği yansıtmayan, asılsız ve küçük düşürücü ithamlarda bulunduğunu ileri sürerek manevi tazminat istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yapılan haberlerin kamuoyunu aydınlatmaya ve kamu hizmetlerinin daha iyi yapılmasına yönelik haberler olduğu, davaya konu gazete yazılarının güncel olduğu, haber niteliği taşıdığı, nesnel ölçütlere uygun olduğu, davacıyı aşağılayıcı, rencide edici, küçük düşürücü veya direkt olarak davacıyı hedef alan haberler olmadığı, bu haberlerden dolayı davacının ağır üzüntüye maruz kaldığı hususunun ispat edilmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
13/04/2011 tarihinde ... ilçesinde yayınlanan ... gazetesinin ilk sayfasında "..." başlığı altında ve 4. sayfasında "...''dan şok sözler" başlığı altında "...Bunlarda iyi şeyler yaptık düşüncesiyle yeme içmeyi, lüks araçlara binmeyi kendilerinde hak görüyorlar. Bu çocuk bırakın ...'yi ...'nın yüzkarasıdır. Sadece ... olsa atar kurtulursun. Ama ...'nın yüzkarası..." şeklinde ifadeler geçtiği görülmüştür.
Dava konusu yazı bir bütün olarak incelendiğinde davacı tarafından alınan makam otosunun ve yapılan harcamaların eleştirildiği, fakat "...'nın yüzkarası" sözlerinin hakaret niteliğinde olup eleştiri sınırını aştığı, davacının kişilik hakkına saldırı oluşturduğu gözetilerek, uygun bir miktar tazminata karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
-/-
-2-
2011/13161-2012/16461
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/13161, K. 2012/16461, 8 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama