KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/13351 E., 2011/12761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 28/06/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; TCDD Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 07/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ... Başkanlığının temyizine gelince:
Dava, hemzemin geçitte meydana gelen trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, davalı TCDD Genel Müdürlüğüne yönelik davanın husumet düşmediğinden reddine, diğer davalılar yönünden istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davacılar ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece istemin kısmen kabulüne dair verilen 21/7/2008 tarihli ilk karar, dairemizin 22/12/2009 tarih 2009/2307 esas ve 2009/14589 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamının 4. bendinde, davalı ...’na yönelik davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle bozulmuştur. Yerel Mahkemece 7/10/2010 tarihli celsede bozmaya uyma kararı verilmiş ancak yargılama sırasında Karayolları Trafik kanununun 110. maddesi düzenlemesinde yapılan (Değişik madde:11.01.2011-6099 S.K./14.mad) gerekçe gösterilerek davalı ...’na yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilerek oluşan zarardan müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmuştur.
Karayolları Trafik Kanunu 110. maddesinde; “..işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır…” düzenlemesine yer verilmiştir.
Eldeki davada; davalı belediyenin hemzemin geçitte trafik güvenliği yönünden kontrollü, bariyerli geçit yapmaması ve trafik düzenlemesi yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu iddiasına dayanılmıştır. Diğer yandan, TCDD Ana Statüsünün Ek 2. maddesinde, ilçe içinde bulunan hemzemin geçitlerde gerekli geçiş düzenlemesini yapmak, yolun durumuna göre belirlenecek kurum ve kuruluşlara ait bir görev olduğu belirtilmiştir.
Yerel mahkemece hükme dayanak yapılan yasal düzenlemede; araç işletenliği yada araç sahipliği yönünden hemzemin geçitte meydana gelen trafik kazalarında devlet ve diğer kamu kuruluşlarının hukuksal sorumluluğunu düzenlemektedir. Anılan davalı yönünden, dava dilekçesindeki anlatım ile dosya içerisindeki bilgi ve belgeler gözetildiğinde, idari yargı yerinde görülüp sonuçlandırılması gereken bir dava bulunmaktadır.
Yerel mahkemece bozma ilamının anılan davalıya ilişkin 4. bendine uyma kararı verildikten sonra idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılama sırasında yürürlüğe giren ve somut olayda anılan davalı yönünden uygulama imkanı bulunmayan yasal düzenleme gerekçe gösterilerek işin esasına girilerek diğer davalılarla birlikte zarardan müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmuş olması doğru değildir.
Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/13351, K. 2011/12761, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama