KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/13827 E., 2011/13807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 22/06/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davalılardan ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı hakkındaki davanın tefrikine dair verilen 27/07/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/12/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, asansör kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ayrılmasına karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Olay, asansörün imalat hatasından olmayıp, periyodik bakım ve onarım sırasında gerekli güvenlik önlemi alınmamasından kaynaklanmıştır. Davalılardan ... bakım ve onarım işinde bizzat çalışan kişidir. Olay nedeniyle ceza mahkemesinde yargılanmış ve kusurlu bulunarak mahkum edilmiştir. Eldeki dava sırasında da keşif yapılmış, bilirkişi, davalılar ... ve ...'e 6/8 oranında kusur vermiştir.
Şu durum karşısında davalılardan ...'a husumet yöneltilmesi doğrudur. Bu nedenle mahkemece işin esasının incelenerek varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, husumet yokluğundan davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/13827, K. 2011/13807, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama