KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/14064 E., 2012/15517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/04/2006 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davalı ... tazminat davası sona ermeden önce ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile 20 yıl hapis cezasına mahkum olmakla yasal kısıtlılık altına girmiştir. Borçlar Kanununun 35 ve 397. maddeleri hükümlerine göre aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur. Böylece Avukat ...`in ceza kararının kesinleşmesinden itibaren davalı yasal kısıtlıyı temsil yetkisi kalmamıştır.
Bu nedenle davalı yasal kısıtlıya Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği ve aynı kanunun 462. maddesi gereğince vasinin dava açmaya izinli kılınıp kılınmadığı araştırılmalıdır.
Şayet bu işlemler yapılmamışsa ve hükümlünün henüz şartla salıverilme tarihi gelmemişse (Türk Medeni Kanunu'nun 471. maddesi uyarınca hapis halinin sona ermesiyle yasal kısıtlılık da ortadan kalkacağından), vasi ataması gerçekleştirilmeli ve gerekçeli karar ile davacı tarafın temyiz dilekçesi kendisine tebliğ edilen avukatın vasiden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi istenilmelidir.
Vekaletname ibraz edilmezse, mahkeme ilamı ve davacı tarafın temyiz dilekçesi vasiye "kanuni süre içinde vasinin mahkeme hükmünü temyiz edebileceği ve davacı tarafın temyizine cevap verme hakkını kullanmadığı takdirde yetkisiz vekil tarafından yapılmış olan işleme (davacı tarafın temyizine cevap olarak sunulan ve onama talep edelin dilekçeye) muvafakat vermiş sayılacağı; şayet buna muvafakat vermiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği" şerhini ihtiva eden bir tebligatla tebliğ olunmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/14064, K. 2012/15517, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama