KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/14099 E., 2012/15389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Taraf Gazetecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine 07/02/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu haber, Taraf Gazetesinin 06/02/2011 günlü sayısında "Emirleri ... veriyor", "Emirler Başkan ...'ten" başlık ve alt başlığıyla yayınlanmış olup, yürütülen bir soruşturma sonunda hazırlanan iddianamenin bazı bölümlerinin habere konu edildiği görülmektedir.
Dosya içeriğinden, davacının kamuoyunda Ergenekon davası olarak bilinen kovuşturma kapsamında tutuklu bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu haber ise, bazı amirallere suikast planlandığına yönelik başlatılan soruşturma kapsamında şüphelilerden ele geçen belgelere dayanılarak yazılmıştır. Söz konusu belgelerde davacının ismi yer almakta olup soruşturma sonunda düzenlenen iddianamede de davacının isminin geçtiği anlaşılmıştır. Her ne kadar iddianame mahkemece dosya arasına getirtilmemiş ise de pek çok yayın kuruluşu tarafından tam metni verilen iddianameye temyiz incelemesi sırasında erişim sağlanmıştır.
Basının haber verme hakkı, gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi, konu ile anlatım arasında düşünsel bağlılık temel kuralları ile sınırlıdır. Gerçeklik ise, somut gerçeklik değil, olayın haberin verildiği andaki beliriş biçimine uygunluk olarak anlaşılması gereken gerçekliktir. Maddi gerçekliğin saptanmasından sonra yayın yapılabileceği kabul edilecek olursa haber verme hakkı sınırlandırılmış olur. Basın, maddi gerçeği araştırma ve ortaya çıkarma göreviyle sorumlu değildir. Önemli olan ortaya çıkan bir olayın iddiaya uygun biçimde yayımlanmasıdır.
Dava konusu haberin, bir soruşturma sonunda hazırlanmış bulunan iddianame içeriğinde şüphelilerden ele geçen bazı belgelerde yer alan bilgiye dayanılarak yayınlanmış bulunduğu anlaşıldığından haber, görünen gerçeğe uygundur.
Şu durumda, dava konusu haberlerin görünür gerçekliğe uygun olduğu, yayımlanmasında toplumsal ilgi bulunduğu, konu ile anlatım biçimi arasındaki düşünsel bağın kopartılmadığı sonucuna varılarak istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/14099, K. 2012/15389, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama