KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/14124 E., 2012/16028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/09/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı ile aralarında yaşanan kavga olayından dolayı Bodrum 1. Sulh Ceza Mahkemesinde yargılamalarının yapıldığını ve eylemlerinin sabit görülerek mahkum olduklarını, ceza dosyasına konu olaydan dolayı davalı tarafından avukatı vasıtasıyla aleyhine Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açıldığını, bu dava dosyasındaki dava dilekçesinde kullandığı ifadelerin dava ve şikayet hakkı sınırlarını aşarak kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle iş bu davayı açmıştır.
Davalı, dava dilekçesinde davacının üzüntü ve eleme düşmesine sebep olacak şekilde bir ifade geçmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalının dava dilekçesinde kullandığı ifadelerin dava ve şikayet hakkı sınırlarını aşarak kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesi ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında meydana gelen yaralama ve hakaret olayı nedeniyle açılan kamu davasının Bodrum 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/395 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılaması sonucu verilen 23.03.2010 tarihli kararına göre, davalı ...'ın, davacı ...'yı kasten yaralama suçundan, davacı ...'nın da davalı ...'a yönelik kasten yaralama ve hakaret suçlarından mahkumiyetlerine karar verildiği, bunun üzerine davalı tarafından avukatı aracılığı ile davacı aleyhine açılan tazminat davasının dava dilekçesinde davacı hakkında kullanılan ifadelerin amacı, kullanıldığı yer ve ifade ediliş tarzı, ayrıca kavgayı başlatan şahsın davacı olması ve kusur durumları dikkate alındığında anayasal dava ve şikayet hakkı sınırları içerisinde kalındığının kabulü gerekir.
Şu durumda dava dilekçesinde kullanılan ifadelerde davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırı olmadığından dolayı istemin tümden reddi gerekirken bir bölümünün kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
./..
-2- 2011/14124-2012/16028
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/14124, K. 2012/16028, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama