KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/14150 E., 2012/14502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... tarafından, davalı ... 10. Bölge Müdürlüğü ve diğeri aleyhine 15/06/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davalılara atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ... sorumluluğunda diğer davalıya ihale edilen yol yapım çalışmaları sırasında yeterli önlem alınmaması, uyarı ve işaret eksikliği nedenleriyle meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan zararlar için maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı ...’nün kamu kurumu niteliğinde olduğu; davaya konu karayolu yapımının, bakım ve korunmasının da görevleri arasında bulunduğu açıktır. Diğer yandan, bir kamu kurumu tarafından kamu yasaları uyarınca yapılmış olan tesislere bakma ve o tesisleri kullanma yükümlülüğü yine kamu yasalarından doğan bir yükümlülüktür. O halde, anılan nitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gerekse kullanılması veya korunmasındaki kusurdan doğan zararlar; idari işlem ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın II. bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluştururlar. Bu nitelikteki davaların ise idari yargı yerinde açılması gerekir.
Tüm bu açıklamalar karşısında, tazminat istemine konu olayın, kamu hizmetinin görüldüğü bir sırada ve hizmet ile ilgili bulunduğu kabul edilmelidir. İdare’nin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden dikkate alınması gereken hususlardan olup Mahkemece yargı yolu bakımından görevsizlik kararı vermek yerine, işin esasının incelenmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b. maddesi gereğince İdari Yargı'da ancak kamu kurumları aleyhine dava açılabilir. Kamu kurumu olmayan .... özel hukuk tüzel kişisi olup bu davalı hakkındaki davanın idari yargıda görülmesi mümkün olmadığından davacının anılan davalıya yönelik temyiz itirazlarının esasının incelenmesi gerektiği düşüncesi ile çoğunluk kararına katılmıyorum. 08/10/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/14150, K. 2012/14502, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama