KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/14186 E., 2011/14131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 08/10/2009 gününde verilen dilekçe ile sendika olmadığının tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, ... adı ile kurulan tüzel kişiliğin sendika olmadığının tespiti ile faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkindir.
Davacı, ... adı ile kurulan tüzel kişiliğin/fiili topluluğun 2821 sayılı sendika olmadığının tespiti ile faaliyetlerinin durdurulmasını talep etmiş, davalı vekili derdestlik itirazında bulunarak aynı konuya ilişkin açılan davada verilen görevsizlik kararı gereği dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesinin sağlanması gerekirken ayrı bir dava açılmasının usule aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece daha önce verilen görevsizlik kararına karşı davacının kararı veren mahkemeye başvurarak görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeden yeni bir dava şekli ile dava açtığından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Somut olayda; İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2007/14 Esas 2007/165 Karar sayılı 09/04/2007 tarihli görevsizlik kararı ile dosyanın kesinleştikten sonra talep halinde görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 2007/18469 Esas 28121 Karar sayılı ilamı ile bu kararın onandığı, onama kararının 22/10/2007 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının kararı veren mahkemeye başvurarak görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği anlaşılmaktadır.
HUMK'nın 193. maddesi uyarınca görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay'ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır
HUMK’nun 440/III-3. maddesi uyarınca Yargıtay’ın görevsizlik ve yetkisizliğe ilişkin kararları hakkında karar düzeltme istenemez.
Somut olay ve yukarıdaki usul hükümleri birlikte değerlendirildiğinde iş mahkemesi kararı kesinleşmiş ve yasal on günlük süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmemiş olduğundan dava açılmamış sayılır. Bu nedenle ortada derdest bir davanın varlığından bahsedilemez. Yerel mahkemece bu dava yönünden işin esasına girilerek esastan bir karar verilmesi gerekirken sanki derdest bir dava varmışcasına yeni bir dava şekli ile dava açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/14186, K. 2011/14131, 26 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama