KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/14589 E., 2011/13740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/01/2010 gününde verilen dilekçe ile faiz alacağı istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeni ile daha önce hükmedilen manevi tazminata haksız fiil tarihi ile ilk karar tarihi arasındaki işlemiş faiz alacağından kaynaklanan faiz istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dilekçesi davalıya 11.02.2010 günü tebliğ olunmuş, davalı 18.02.2010 günü süresi içindeki cevap dilekçesi ile zamanaşımı savunmasında bulunmuştur.
Yasalarda def'i, davalının yerine getirmesi gereken bir edimi, özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınması olanağı sağlayan bir hak olarak tanımlanmaktadır. Bunlardan birisi olan zamanaşımı savunması (def'i), süresinde ve yöntemine uygun biçimde ileri sürüldüğünde işin esasının incelenmesine geçilmez ve bu savunma, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 222 ve izleyen maddeleri gereğince ön sorun (hadise) biçiminde incelenip karara bağlanır, zamanaşımının gerçekleştiği sonucuna varılırsa dava salt bu nedenle reddedilir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının süresi içinde ileri sürdüğü zamanaşımı savunması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/14589, K. 2011/13740, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama