KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/14947 E., 2011/13921 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Bakanlığı'na izafeten Muhakemat Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 11/05/2011 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Davacı ... Bakanlığı, ihraç edilmek üzere davalı şirket tarafından 2400 adet taş sansar kürkü için hayali isimler adına düzenlenmiş müstahsil makbuzu düzenlenerek ... Hayatı Genel Müdürlüğü'ne müracaat edildiğini belirterek yasal olmayan yollardan temin edilen sansar bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalılar, haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, hayali kişiler adına düzenlenmiş müstahsil makbuzları nedeniyle şeklen evrakta sahtecilik suçu gerçekleşmiş ise de davalılara ihraç izni verilmediği gibi davacı idare tarafından davalılara her hangi bir ödeme yapılmadığı belirtilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden; 12/5/2000 tarihinde davalı şirket adına 2400 adet sansar kürkü ihraç edilmek üzere ... Hayatı Genel Müdürlüğü'nden ön izin talebinde bulunulduğu, kurum tarafından nereden temin edildiğine yönelik belge istenmesi üzerine davalı ... Dayanaklı Tüketim Giyim Mamulleri Kürk Deri Tekstil Sanayi Limited Şirketi'nin kaşesini ve şirket temsilcisi olan diğer davalı ...'un imzasını taşıyan müstahsil makbuzları düzenlenerek yeniden 22/5/2000 tarihinde Almanya'daki bir şirkete 2400 adet sansar kürkü ihracı için ön izin istendiği, ancak davalıların 31/5/2000 tarihinde taleplerini geri çektikleri anlaşılmaktadır.
Davalı şirket temsilcisi ... ile şirket ortağı olan ... hakkında evrakta sahtecilik suçu nedeniyle açılan kamu davasında; ihraç edilmek üzere 2400 adet sansar kürkü nedeniyle ... Hayatı Genel Müdürlüğü'ne sunulan müstahsil makbuzlarının hayali kişiler adına düzenlendiği ve iğfal kabiliyetinin bulunduğu yönünde tespit yapılarak müstahsil makbuzunda imzası bulunan ...'un mahkumiyetine, ...'ün ise beraatine dair verilen kararın temyiz üzerine görev yönünden bozulduğu ve yapılan yargılamada zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan davalıların 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 26 ve 22. maddelerine muhalefet nedeniyle yapılan ön ödemeye uyarak 31/7/2001 tarihinde cezai ödemede bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece yaptırılan ve karara gerekçe gösterilen 4/10/2010 tarihli bilirkişi raporunda; sansar kürklerinin yasal olmayan yollardan temin edildiği gibi yasal olarak temin edilmesinin gerek avlanma süresinin yıl içerisinde toplam 20 gün ile sınırlanması gerek bölgenin fiziki yapısı ile terör olaylarının olması nedeniyle bu sayıda sansarın avlanmasının mümkün olmadığı öte yandan sansar derilerinin de fiilen mevcut olmaması ve deriler nedeniyle idare tarafından davalı şirkete herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle herhangi bir zararın da oluşmadığı yönünde görüş belirtildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde; davalı şirket adına şirketin yetkili temsilcisi tarafından 2400 adet sansar kürkü nedeniyle ön izin talebinde bulunulduğu anlaşıldığına göre davalı şirketin 2400 adet sansar kürkünü elinde bulundurduğunun kabulü gerekir. Davalı gerek bu dosyada gerekse ceza dosyasında bu kürkleri yasal (izinli) avlanma yapan kişilerden temin ettiğini kanıtlayamamıştır. Şu halde sansarların yasal olmayan yollardan temin edildiğinin kabulü ile zarar kapsamı belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde ispat edilememesi nedeniyle istemin tümden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/14947, K. 2011/13921, 21 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama