KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/14995 E., 2012/16657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş. vd. aleyhine 06/04/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu haber, ... Gazetesinin 06.04.2009 günlü sayısında davalı ... tarafından “Kritik davaların savcıları tek tek fişlenmiş,” başlıklı haberin alt başlığında “... ” başlıklarıyla okuyucuya sunulmuş olup, devamında ''İP'in yayın organı ... Dergisi, 5 ekim 2008' de ''Ergenekon savcısının gizlenen 4 yılı'' kapağıyla çıktı. ... gazetesi de bu haberi yayınladı.
Haberde Ergenekon savcısı ... hakkındaki iftiralara yer veriliyordu. ... , 13 Ekim'de haberin Aydın "Çine ilçesinde tertiplendiğini ve iftiralardan ibaret olduğunu ortaya çıkardı. Söz konusu haberlerin kaynağının da ... olduğu iddianamede ortaya çıktı. ...'da ... hakkında fişleme bilgileri bulundu. Ayrıca ''Suçlular Listesi'' hazırlandığı tespit edildi.
Aralarında yürütme organı üyeleri, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılar ve emniyet mensuplarının isimlerinin de bulunduğu liste iddianamede yer aldı.'' şeklinde ifadeler ile devam eden soruşturma ile ilgili bilgilere yer verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, dava konusu haberde hakaret ve suç isnadına varan ifadeler yer aldığını, 2.Ergenekon davası olarak bilinen ve yine İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılaması devam eden davanın sanıklarından ...
Dergisi yazarı gazeteci ...'dan elde edildiği iddia edilen notların bir kısmının bir rektörün haksız ve hukuka aykırı bir şekilde aylarca ceza evinde tutulduğu ve bir görevlinin intiharı ile sonuçlanan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğü'nde gerçekleştiği iddia edilen yolsuzluk iddialarına ilişkin süreçte görev alan savcılar ve savcıların mesleki safahatlerine ilişkin notlar olduğu, bir kısım notların ise Genelkurmay Başkanlığı'nın dahi şüpheli olarak gösterilmeye çalışıldığı Şemdinli Olaylarına ilişkin süreçte görev alan savcılar ve savcıların mesleki safahatlerine ilişkin notlar olduğu,
gazeteci kimliği olan ...'nun haber hazırlığı şeklindeki notlarını yayınlayamadan tutuklandığını, ''fişleme''sıfatının yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, bir yayının tertip şeklinde ifade edilmesinin ilgisiz ve anlamsız olduğunu, davalının bu durumu ispatla mükellef olduğunu belerterek uğradığı manevi zararın giderilmesini istemiştir.
-/- -2- 2011/14995-2012/16657
Davalılar ise; Dava konusu yapılan yayının davacı partinin avukatı ...'nun da aralarında bulunduğu ve kamuoyunda Ergenekon olarak bilinen davanın iddianame ve eklerinde yer alan bilgi ve belgelerin gazetede haber olarak kamuoyuna sunulmasından ibaret olduğunu, haberin başlığının olayın gerçekleşme biçimine uygun olarak atılmış bulunduğunu, haberde davacının isminin açıkça geçmediğini, haberin karalama maksadıyla yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; ''fişleme belgeleri” şeklinde sıfatlanan belgelerin ... Dergisinde haber olarak yayınlandığı, dolayısıyla haber değeri taşıyan bir olgunun “fişleme belgesi” şeklinde sıfatlandırılması, ayrıca “Karanlık tertipte İP imzası ” nitelemesi ile de davacının bir tertip tezgahlayıcı kurum olarak gösterilmesi, davacının korunan kişilik haklarına hukuka aykırı olarak saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; fişleme belgelerinin ele geçirildiği iddia edilen ... Dergisi yazarı ...'nun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklandığı, halen yargılamanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ettiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma kapsamında ''Döküman İnceleme Tutanağı-...''başlıklı 25.09.2008 tarihli tutanak içeriğinde''...'' başlıklı Cumhuriyet Savcısı ... hakkında fişleme bilgilerinin yer aldığı, Terörle Mücadele Şube Müdürü ... hakkında fişleme bilgilerinin yer aldığı, ''Suçlular Listesi'' başlıklı üzeri karalanan listede ...'ün de ismine yer verildiğinin tespit edildiği ve tutanak altına alındığı anlaşılmaktadır.
Basının haber verme hakkı, gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi, konu ile anlatım arasında düşünsel bağlılık temel kuralları ile sınırlıdır. Gerçeklik ise, somut gerçeklik değil, olayın haberin verildiği andaki beliriş biçimine uygunluk olarak anlaşılması gereken gerçekliktir. Maddi gerçekliğin saptanmasından sonra yayın yapılabileceği kabul edilecek olursa haber verme hakkı sınırlandırılmış olur. Basın, maddi gerçeği araştırma ve ortaya çıkarma zorunda değildir. Önemli olan ortaya çıkan bir olayın iddiaya uygun biçimde yayımlanmasıdır.
Şu durumda, dava konusu haberlerde aktarılan içerikte bir adli soruşturma dosyası bulunduğu, dava konusu haberlerin görünür gerçekliğe uygun olduğu, ayrıntı niteliğindeki bir takım beyanların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun dikkatini çekmeye yönelik olduğu, görünür gerçekliği değiştirmediği, yayımlanmasında toplumsal ilgi bulunduğu, konu ile anlatım biçimi arasındaki düşünsel bağın korunduğu sonucuna varılarak istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/14995, K. 2012/16657, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama