KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/1977 E., 2011/6324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Hakem sıfatıyla
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Müdürlüğüne izafeten Silifke Orman İşletme Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı TEDAŞ Müessese Müdürlüğü ve diğeri aleyhine 21/01/2004 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 07/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Hakem sıfatıyla görülen davada, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı İdare, hakemde görülmek üzere Silifke Asliye Hukuk Hakimliği'ne verdiği dilekçe ile orman yangını nedeniyle uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir. Dava tarihinde Silifke'de tek asliye hukuk hakimliği varken sonrasında kurulan ikinci bir asliye hukuk hakimliğine bakan hakimin yüksek dereceli hukuk hakimi olması nedeniyle ilk görevsizlik kararı verilmiş; tarafların temyizi üzerine bu karar avukatlık ücreti ve yargılama giderleri yönünden Dairenizce düzeltilerek onanmıştır. Bunun üzerine Silifke Asliye 2. Hukuk Hakimliğince hakem sıfatıyla bakılan davada, uyuşmazlığın en yüksek dereceli hukuk hakimi tarafından çözümleneceği gerekçesiyle Silifke Asliye 1. Hukuk Hakimliğinde görülmek üzere yeniden görevsizlik kararı verilmiştir.
233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile KİT’lerin bünyeleri ve çalışma olanakları (Bazı ayrık durumların dışında) serbest piyasa ekonomisine uygun hale getirilmiş ve özel hukuk kurallarına tabi oldukları vurgulanmıştır.
TTK’nun 18. maddesinde kendi kuruluş kararları uyarınca özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek üzere, devlet, vilayet, belediye gibi Kamu Tüzel Kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş; aynı yasanın 12/11 maddesinde de elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.
Davalı TEDAŞ’ın ana statüsünün 3. maddesinde de “Bu ana statü ile teşkil olunan TEDAŞ, tüzel kişiliğine sahip faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir
İktisadi Devlet Teşekkülüdür. Teşekkül, Kanun Hükmünde Kararname ve bu ana statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabidir. Teşekkül, Genel Muhasebe Kanunu ile Devlet İhale Kanunu hükümlerine ve Sayıştay’ın denetimine tabi değildir.” denilmektedir.
Davalının faaliyetlerini özel hukuk kuralları uyarınca yapması itibariyle TTK’nun 18/1. maddesi anlamında tacir sayılır. O halde uyuşmazlık 3533 sayılı Yasa hükümlerine tabi değildir. Şu durumda, asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla davaya bakılmalı ve uyuşmazlığın esası incelenmelidir. Bu yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/1977, K. 2011/6324, 2 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama