KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/2279 E., 2011/12048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/07/2010 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davacılar murisi ile tapu kayıt malikinin aynı kişiler olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı vekilince temyiz olunmuştur.
Davacılar murisleri ... oğlu ...’ın 1918 yılında Çanakkale savaşında öldüğünü, adına kayıtlı Çorlu ilçesi Reşadiye Mahallesi ada 7, parsel 1 de kayıtlı taşınmazın malik hanesinde 1/3 hisse sahibi olarak kayıtlı ... oğlu ...’ın murisleri olmasına karşın soy isim kanunu yürürlüğe girmeden öldüğü için tapu kayıtlarında soy ismi bulunmamasından dolayı işlem tesis edemediklerini ileri sürerek murisleri ile tapu kayıt malikinin aynı kişiler olduğunun tespitini istemişlerdir.
Yerel mahkemece toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanı uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya arasında Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinden alınmış 1976/227-642 Esas Karar sayılı veraset ilamı bulunmaktadır. Ancak davacılar veraset ilamında mirasçı gözükmedikleri gibi mirasçılar ile aralarında soy bağını gösteren nüfus kayıtları da dosyaya getirtilmemiştir. Davacıların aktif dava ehliyetlerinin tespiti için, murisleri olduğunu iddia ettikleri tapu kayıt malikinin veraset ilamında yer alan mirasçılar ile aralarındaki mirasçılık ilişkisini ispata yarar veraset ilamları yada nüfus kayıtlarının getirtilmesi gerektiği gözetilmeden isteminin kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Şu durumda eksik soruşturma ile hüküm kurulması doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/2279, K. 2011/12048, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama