KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/2941 E., 2011/5808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 19/04/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 21/12/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı ... vekili ve dahili davalılar ..., ... ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24/05/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar ile davalı ...’nin tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Dahili davalıların temyiz itirazına gelince; dava, komşu parselde yapılan inşaat nedeniyle bitişik binada meydana gelen zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, verilen istemin reddine ilişkin karar Dairemizce bozulmuş; yerel mahkemece bozmaya uyularak istem kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalı ... ile dahili davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar dava dilekçesinde, inşaat sahibi ...’ye husumet yönelterek, davalı olarak onu göstermişlerdir. İnşaatı tamamlanan yapının 4 nolu bağımsız bölümünü 09.09.2008 günü ½’şer paylı olarak ... ile ..., 3 nolu bağımsız bölümünü ise 14.11.2007 günü ... satın alarak adlarına tescil ettirmişlerdir. Davacılar dosyaya sundukları 14.05.2009 günlü dilekçe ile bağımsız bölüm satın alan kişilerin davaya dahil edilmelerini istemişler, yerel mahkemece de adı geçen kişilerin dahili davalı olarak zarardan sorumluluklarına karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası gereğince yargılama ancak davanın tarafları arasında yapılır ve karar da davanın tarafları hakkında verilir. Hakkında yöntemine uygun dava açılmayan kişi hakkında sorumluluk kararı verilemez. Dava açılmasının yol ve yöntemi Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nda belirtilmiş olup öncelikle harçlandırılmış bir dava dilekçesinin bulunması gerekir. Harçlandırılmamış bir dilekçenin karşı yana tebliği ile o yan davanın tarafı durumuna getirilemez.
Dava konusu zarar, davalı inşaat sahibinin temel kazısı sırasında gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle meydana gelmiş olup yapım bittikten sonra bağımsız bölümü satın alan kişilerin zarardan sorumluluğunu gerektiren bir olgu bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, dava dışı kişilerin usule aykırı biçimde dahili davalı olarak zarardan davalı ile birlikte sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/2941, K. 2011/5808, 24 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama