KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/2944 E., 2012/4985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/08/2006 gününde verilen dilekçe ile hatalı tedavi nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davalı Üniversite yönünden görev yönünden reddine, davalı ... yönünden esastan reddine dair verilen 28/12/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 27/03/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre
davacının davalılardan ... Üniversitesi Rektörlüğüne yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının davalılardan ...’a yönelik temyiz itirazına gelince;
Dava, hatalı tedavi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem, davalı ... yönünden görev, davalı ... yönünden ise esastan reddedilmiştir. Kararı davacılar temyiz etmişlerdir.
Davacılar, destekleri ...’ın olay tarihinde yürüyerek gittiği ... Tıp Fakültesi hastanesinde davalı doktor ... tarafından yapılan bel fıtığı ameliyatı sonrasında meydana gelen batın içi büyük yaralanmaya bağlı aşırı kanama sonucunda öldüğünü belirterek davalı doktorun kusurlu olduğu iddiasıyla tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalı ... cevabında olayda kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun raporu esas alınarak davalı doktorun ölüm olayının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dava konusu olay nedeniyle davalı doktor ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/380 Esas-474 Karar sayılı dosyasında yargılanmış ve Yüksek Sağlık Şurasının raporu esas alınarak (3/8) oranında davacıların desteğinin ölümünde kusurunun olduğu gerekçesiyle dikkatsizlik-tedbirsizlik sonucu ölüme neden olmak suçundan mahkum olmuş ve karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir. Bu haliyle ceza mahkemesinden verilen mahkumiyet kararı bağlayıcı olup davalı doktorun kusursuzluğundan bahsedilemez. Şu durumda, davalı doktorun olayda bir miktar kusurunun olduğu benimsenip zarar kapsamı belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/2944, K. 2012/4985, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama