KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/3377 E., 2012/5749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/12/2006 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının taşınmazında, yaptırdığı inşaat sırasında beton dökümünün kontrolsüz yapılması sebebi ile bitişik binanın duvarının delinerek müvekkilinin işyerine beton dolmasına işyerinde bulunan eşyaların hasara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafın tüm hasarı ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen herhangi bir ödemede bulunmadığını, bunun üzerine ... 12. İcra Müdürlüğünün 2006/9817 sayılı dosyası üzerinden tespit edilen toplam 22.450,00 TL hasar bedelinin tahsili için icra takibi başlattıklarını, ancak davalı tarafın haksız olarak itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu ileri sürerek yasal dayanaktan yoksun itirazın iptaline, takibin devamına ve %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesi istemi ile eldeki bu davayı açmıştır.
Mahkemece kitap zararı 3.000 TL, diğer zararlar 1.900 TL kabul edilmesine rağmen toplama hatası yapılarak 4.900 TL yerine 3.900 TL tazminata hükmedilerek maddi hataya düşülmüştür. Bu nedenle de yargılama giderlerinin taraflardan tahsil edileceği oran ve davalı yararına takdir edilen vekalet ücreti de yanlış hesaplanmıştır. Bu nedenlerle kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/3377, K. 2012/5749, 5 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama