KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/3409 E., 2011/4009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ... Unlu Mam. San. İnş. Turizm Tic. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 18/04/2006 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...’ya yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer davalı ... ... Unlu Mamulleri Sanayi İnşaat Turizm Ticaret Ltd Şti’ne yönelik temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı sürücünün aracını buzlanan yolda geri geri kaydırması nedeniyle, davalı yanın aracı ile kendi aracı arasında kalarak yaralandığını, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu belirterek, davalıların maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılar ise, kusur raporlarını kabul etmediklerini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, kendi isteği ile kayan aracın arkasına geçen davacının, kendi eylemi nedeniyle yaralanarak zarara uğradığını, davalıların kusurlu veya kusursuz olmalarının hukuki önemini yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi kurulu raporunda davacı ile davalı sürücünün 4/8’er oranda kusurlu bulundukları, yerel mahkemece Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda davalı sürücünün kusursuz, davacının ise tam kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi kurulundan alınan raporda davacı ile davalı sürücünün % 50’şer oranda kusurlu olduklarının açıklandığı, son olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda ise; davacının % 50 kusurlu olduğu, davalı yan aracının kontrolsüzce geri geri kayarak davacıya çarpmasının kazanın oluşumunda % 50 oranda etkili olduğu,
davalı sürücünün kusursuz olduğu, teknik arıza nedeniyle işleten davalı Şirket'in % 50 oranda kusursuz sorumluluğunun bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Olayın gelişim biçimine göre Adli Tıp Kurumu'ndan alınan son raporun kazanın oluşumuna ve dosya kapsamına daha uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının uğradığı zararın kapsamı belirlendikten sonra davalı Şirket'in son alınan raporuna göre % 50 kusuru oranında sorumlu tutulması gerekirken, kanıtlar yanlış takdir edilip yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/3409, K. 2011/4009, 12 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama