KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/3652 E., 2011/4136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...A.Ş aleyhine 15/02/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 23/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız haciz nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, isim benzerliği nedeni ile yapılan işlemin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davacı ile aynı ad ve soyadını taşıyan kredi kartı borçlusu hakkında icra takibi başlatan davalı Banka'nın, borçlunun Hadımköy’deki adresine ödeme emri düzenletip tebliğ ettirerek takibi kesinleştirdiği; ancak, haciz işlemi için davacının Etiler’de bulunan adresine icra memurları ile birlikte gidildiği; davacının itirazı üzerine yanlışlık anlaşılarak bir tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Gerçek borçlunun takip dosyasında açık adresi bulunduğu, kapı numarasında bir hata bulunmadığı, evine hacze gelinmesinde davacının hiçbir katkısı olmadığı halde; evine, resmi araçlarla icra memurlarının gelmiş olması, onun kişilik haklarına saldırının varlığı için yeterli olup eylemli olarak haciz yapılmamış olması, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasına engel değildir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/3652, K. 2011/4136, 13 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama