KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/3737 E., 2012/7576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/10/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının ... ... Gazetesindeki 25 ve 28 mart 2009 tarihli ve ... ... ... Gazetesindeki 25 mart 2009 tarihindeki demeçleriyle hakkında şaibe oluşturmaya çalıştığını, şeref ve haysiyetine yönelik saldırılarda bulunduğunu belirterek davalının manevi tazminatla sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı, dava konusu iddiaların gerçek olduğunu, davacının eleştiriye katlanması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalının ... ... Gazetesindeki 25 ve 28 mart 2009 tarihli ve ... ... ... Gazetesindeki 25 mart 2009 tarihindeki demeçleriyle davacıyı yargılanan kişilerle ilişkilendirmesi ve beyanlarının davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir
Davaya konu ... ... Gazetesindeki 25 ve 28 mart 2009 tarihli ve ... ... ... Gazetesindeki 25 mart 2009 tarihindeki açıklamaların bir siyasi partinin ... il başkanı olan davalı tarafından yine bir başka siyasi partinin ... Büyükşehir Belediye Başkanı olan davacıyla ilgili yerel seçimler öncesi gündeme getirildiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; gündeme getirildikleri dönemde ... ilinde konuşulan daha sonra da dava dışı şahıslarla ilgili Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2009 /5809 ve 2009/20817 soruşturma dosyalarına konu edilen iddiaların bir kısmının davalıya soru olarak sorulduğu, davacının dava dışı bir şirkete olan ortaklığının eleştirildiği, açıklamaların bütününde davacıyı küçük düşürmeye ve karalamaya yönelik ifadelerin kullanılmadığı, kullanılan ifadelerin siyasi eleştiri niteliğinde kaldığı, bir kısım ifadelerin ise görünür gerçeğe uygun olduğu,
bu haliyle yazıda hukuka aykırılık unsurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/3737, K. 2012/7576, 30 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama