KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/4105 E., 2011/13853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacılar ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı T.C İçişleri Bakanlığı aleyhine 05/10/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
İçişleri Bakanlığı tarafından davacılardan ...’a 2330 Sayılı Yasa gereğince nakdi tazminat ödendiği anlaşılmaktadır. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yasa'nın 6. maddesi gereğince bu Yasa’ya göre ödenecek nakdi tazminat uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olup yargı yerlerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında göz önünde tutulur.
Manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince manevi zarar karşılığı olarak istenebilecek manevi tazminat bölünerek istenemeyeceğinden ve uğranılan manevi zarar, nakdi tazminatın bir bölümü ile karşılandığından artık, aynı olay nedeniyle yeniden manevi tazminat istenemez.
Yerel mahkemece, davacılardan ...’a ödenen 9.775,00 TL nakdi tazminattan bir bölümünün manevi tazminatın karşılığı olarak ayrılmış olması doğru görülmüşse de; ancak, yukarıdaki açıklanan yasal düzenleme ve manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davacı ...’ın manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek davacı ... yararına yeniden manevi tazminat takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Davacı ..., trafik kazası sonucu özürlü kalacak biçimde yaralandığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat istemiştir.
Davacı ... 175.000 TL manevi tazminat istemiş, mahkemece anılan davacının %54.2 oranında vücut genel çalışma gücünü kaybetmesi nedeniyle 40.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Dosya içinde bulunan 17/10/2008 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyon Kararı’na göre, davacı ...’ın görevi sırasında geçirdiği trafik kazası sonucu 14 ay iş ve gücünden geri kalacak biçimde yaralanması nedeniyle 9775 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
2330 sayılı Yasa’nın 3 maddesine göre:
"a-Ölenlerin kanuni mirasçılarına, en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) 100 katı tutarında,
b-Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malul olanlara 200 katı, diğer sakatlananlara (a) bendinde belirtilen tutarın %25 inden %75’ine kadar, yaralananlara %20’sini geçmemek üzere sakatlık derecesine göre
Nakdi tazminat ödenir."
Bu düzenleme dikkate alındığında, malul kalacak derecede yaralanan kişilere ödenecek tazminat miktarı, malul kalmadan yaralanan kişilere ödenecek tazminat miktarından fazladır.
Davaya konu olayda davacı ...’a 14 ay iş ve gücünden kalacak biçimde yaralanması nedeniyle nakdi tazminat ödenmiştir. Oysa anılan davacı eldeki davada malul kalması nedeniyle manevi tazminat istemektedir. Ve %54.2 oranında malul kaldığı dosya kapsamı ile sabittir.
Bu durum dikkate alındığında anılan davacının manevi tazminat istemesinin manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesine aykırı olmadığı düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (2) sayılı bentte belirtilen bozma kararına katılmıyorum.21/12/2011
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/4105, K. 2011/13853, 21 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama