İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/4432 K.2012/11640

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/06/2010 gününde verilen dilekçe ile bedeli ödenen arsa tapusunun verilmemesinden dolayı uğranılan munzam zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama…

Esas2011/4432Karar2012/11640Tarih5 Temmuz 2012Okuma4 dk · 725 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2011/4432 E., 2012/11640 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Temmuz 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

725 kelime·4 dk okuma

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/06/2010 gününde verilen dilekçe ile bedeli ödenen arsa tapusunun verilmemesinden dolayı uğranılan munzam zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan munzam zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacılar, murisleri tarafından bedeli ödendiği halde davalı tarafından tapusu verilemeyen taşınmaz nedeniyle açılan davanın lehlerine hükme bağlanarak kesinleştiğini; ancak, taşınmazın murisleri adına tescil edilmemesi ve yargılama sürecinin uzaması nedeniyle yasal faizi aşan zararlarının bulunduğunu belirterek, bu zararlarının ödetilmesini istemişlerdir.

Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.

Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden; davacıların murisinin, dava dışı kişi adına kayıtlı taşınmaz üzerine iki katlı ev inşa ettiği, davalı belediyenin bu taşınmazı kamulaştırdığı ve kamulaştırma bedelini taşınmazın sahibine ödediği, taşınmaz üzerinde evleri bulunan şahıslara, kamulaştırma bedelinden hisselerine düşen miktarları ödemeleri halinde 2981 sayılı Yasa’dan yararlandırılarak tapularının verileceğinin bildirildiği, davacıların murisinin de kendisinden istenen bedeli ödediği,

davalı ... tarafından kendisine tapusunun verileceğine ilişkin bildirimler yapılmış olmasına rağmen, çağrıya uymayarak tapusunu almadığı ve bu sırada vefat etmiş olduğu, sonrasında ise davalı ... tarafından yeniden yapılan imar uygulaması sonucunda ‘2981 sayılı Yasa’dan yararlanabilmek için gerekli olan bazı koşulların oluşmadığı, taşınmaz üzerinde bulunan evinin yıkılmak üzere olduğu ve işgalci sıfatının devam etmediği, bazı belgelerinin eksik olduğu’ nedenleri ile taşınmazın başka kişi adına tescil edildiği ve bu taşınmaz için ödenen bedelin, istekte bulunmaları halinde kendilerine iade edileceğinin davacılara bildirildiği anlaşılmaktadır.

Bunun üzerine davacılar tarafından, davalı ... ve adına tapu oluşturulan kişiler aleyhine açılan davada; dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile kendi adlarına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde bina ve arsa bedelinin ödetilmesi istenmiştir. O davada yapılan keşif

sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, arsa vasfındaki taşınmazın, dava tarihi itibariyle rayiç değerinin 72.000,00 TL olduğu, davacıların murisi tarafından bu taşınmazın bedeli olarak 1988 ve 1996 yılları arasında taksitler halinde ödenmiş olan 96,00 TL sının dava tarihine göre güncellenmiş değerinin 5.151,00 TL olarak hesaplandığı bildirilmiş ve davacılar tarafından ıslah dilekçesi verilerek, bilirkişi raporuna göre arsanın değeri için 72.000 TL ile birlikte muris tarafından ödenen paranın dava tarihindeki güncellenmiş değeri olan 5.151,00 TL sının ödetilmesi istenmiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, ‘tapu iptal ve tescil isteminin reddine, davacıların murisi tarafından taşınmaz bedeli için davalı belediyeye ödenen paranın dava tarihindeki değeri olan 5.151,00 TL sının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı belediyeden tahsiline, davacıların arsa bedeli isteminin ise reddine’ karar verilmiş ve bu karar, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Bu kararın kesinleşmesinden sonra davacılar tarafından açılan eldeki bu davada; murisleri tarafından davalı belediyeye ödenen bedelin yasal faizi ile birlikte kendilerine iadesine karar verildiğini, ancak, yasal faizi aşan munzam zararlarının olduğu, dava konusu taşınmazın, murisleri adına tescil edilmediği için zararlarının tam olarak karşılanmadığı, açılan ilk davada, düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değerinin 72.000,00 TL olarak belirlendiği belirtilerek munzam zarar nedeniyle arsa değerinin ödetilmesi istenmiştir.

Yerel mahkemece, “ muris tarafından ödenen bedelin, faizi ile birlikte davacılara ödenmesine dair karar verilmiş olmakla birlikte davacıların zararlarının tam olarak karşılanmadığı, taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin davacıların toplam zararını oluşturduğu…” gerekçesi ile önceki davada alınan bilirkişi raporunda 72.000,00 TL olarak belirlenen arsa bedelinden davacılara iadesine karar verilen 5.151,00 TL sı indirilerek 66.830,00 TL tazminata karar verilmiştir.

Somut olayda; açılan ilk davada, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacıların arsa bedeline yönelik istemlerinin reddedilmiş ve bu kararın da kesinleşmiş olmasına göre, kesin hüküm engeli oluşmuştur. Diğer yandan; davacıların murisi, taşınmazın bedelini ödemişse de diğer koşulları yerine getirmediği için taşınmazın maliki olmamıştır. Şu durumda taşınmaz mülkiyetini hiç kazanmamış olan davacıların uğradıkları zarar, murislerinin bu taşınmazı satın almak için ödediği tutar kadardır. Davacıların bu zararları da açılan ilk davada kesinleşen mahkeme kararı gereğince hükmedilen tazminatla karşılanmıştır.

Yerel mahkemece, dava konusu istem hakkında kesin hüküm engelinin varlığı ile murisleri tarafından ödenen bedelin ilk davanın açılış tarihine göre güncellenmiş değerinin yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiş olmakla davacıların tüm zararlarının karşılanmış olduğu nazara alınarak istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/4432, K. 2012/11640, 5 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4432
Karar No
2012/11640
Tarih
5 Temmuz 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/4434 K.2012/22917
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/4436 K.2012/22918
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/4437 K.2012/22919
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/4437 K.2012/21234
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/4439 K.2012/22920
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/4444 K.2012/22921

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.