KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/5431 E., 2011/8323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... San ve Tic. AŞ aleyhine 29/09/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hacizli menkul eşyanın davalı tarafından bulunduğu yerden alınıp götürülmesi nedenine dayalı tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş, karar, Dairemizin 08.06.2009 gün ve 2008/12399 Esas-2009/7663 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Yerel mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, haciz koyduğu çöp presleme makinesi üzerinde istihkak iddia eden .davalının makineyi bulunduğu yerden alarak götürdüğünü iddia ederek uğradığı zararın ödetilmesini istemiş; davalı, davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, istemin reddine dair verilen kararın Dairemizin 08.06.2009 gün ve 2008/12399 Esas-2009/7663 Karar sayılı ilamı ile " .... Bu duruma göre davacı yararına haciz uygulanmış olan eşyanın davalı tarafından haklı bir neden bulunmadan alınıp götürülmüş olması davacıya karşı bir haksız eylem oluşturacağından davalı bundan doğan zarar ile sorumludur.
O halde dava konusu haksız eylemden kaynaklanan zararın kapsamı belirlenerek davalının sorumluluğu yönünde karar verilmelidir .... " yönünde bozulmasına karar verilmesinden sonra dava konusu makinenin davalı tarafından bulunduğu yerden alındığını davacının öğrendiği gün itibari ile belirlenen değerinin ancak %40 oranına isabet eden tutarın davacı tarafından icra dosyasından tahsil edilme olanağı bulunduğu gerekçesi ile istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Haciz konulan malların ilk artırmaya esas değerleri belirlendiğine göre, dava konusu malın bu kıymeti itibari ile satılması asıl olup, yerel mahkemece varsayıma dayalı olarak hacizli malın ikinci artırmada, değerinin %40 oranında satılacağı varsayımı ile hüküm kurulmuş bulunması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/5431, K. 2011/8323, 14 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama