KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/5727 E., 2011/6980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri tarafından, davalı PTT Genel Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 19/12/2003 gününde verilen dilekçe ile istirdat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/01/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı ... Bakanlığının diğer temyiz itirazına gelince; dava haksız haciz nedeni ile uğranılan maddi ve manevi tazminatın tahsili talebinden ibaret olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafça temyiz olunmuştur.
Dosya arasında mevcut belgelere göre alacaklı ...ndan alacağı temellük eden takip alacaklıları ... ile ... davacılardan ...aleyhine Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün 2001/5215 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatmış, yapılan ilamsız icra takibinin usulsuz tebligatlar nedeni ile takip borçlusu görünen davacıların haberi olmaksızın kesinleşmesini takiben 07.01.2002 tarihinde Antalya 6. İcra Müdürlüğü’ne talimat yazılmış ve talimat gereğince Antalya icra dairesinde görevli icra katibi ... ve beraberindeki heyet 09.01.2002 tarihinde haciz işlemlerinin ikmali için davacıların evine gitmiştir. Davacılardan ...'in nakden ödediği para icra memurunca alacaklı vekiline elden teslim edilmiştir.
Davacı taraf, tahsilat makbuzu kesilip harcı alındıktan sonra asıl icra takibi yapan Büyükçekmece icra dairesine gönderilmesi gereken paranın, takip alacaklısı vekiline elden ödenmesi nedeni ile, uğradıkları zarardan, davalı ... Bakanlığının da sorumlu olduğunu iddia etmiştir.
İcra İflas Kanunu'nun konuya ilişkin hükümleri ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin uygulamaları gereğince, tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığının resen araştırılması icra müdürünün görevi değildir. Zira tebligat işlemlerinin sorumluluğu diğer davalı PTT uhdesinde olup davacılarca iddia olunan usulsüz tebligat O davalının sorumluluğunu gerektirir. Kaldı ki haciz işlemleri öncesinde davacılar tarafından ödenen paranın, tahsilat harcı alınmaksızın alacaklı vekiline elden teslim edilmesi karşısında
kurum zarara uğramış olup, sözü edilen eylem ile davacıların uğradığını iddia ettileri zarar arasında illiyet bağı bulunmamaktadır. Buna göre davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken bakanlığın dava edilen zarardan sorumlu tutulması doğru bulunmamış olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3- Davalı PTT'nin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava konusu olayda takip alacaklıları tarafından Büyükçekmece icra daireside başlatılan icra takibinde davacı/borçlu ...adına gönderilen ödeme emri tebligatının sahte olarak tebliği, evrak davalı PTT’de iken gerçekleşmiştir. Dolayısı ile sahte tebliğden, PTT idaresinin sorumlu tutulması doğru bulunmuştur.
a- Davacı taraf uğradıkları zararın, ödenen para kadar olduğu iddiası ile maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davacıların takip alacaklılarına gerçekten borçlu olup olmadıkları hususu hiç araştırılmamıştır. Davacıların da haksız olarak tahsil edildiğini iddia ettikleri paranın istirdatı için takip alacaklıları aleyhine bir istirdat davası açmadıkları anlaşılmıştır. Durum böyle iken mahkemenin, icra takibinin esası hakkında hiçbir araştırma yapmadan, ödenen paranın haksız ödeme/tahsil olduğu ön kabulü ile maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermesi doğru bulunmamış, temyiz olunan kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
b- Dava konusu olayın kabul edilen oluşu, olay tarihi, faiz başlangıcı olarak kabul edilen dava tarihi birlikte gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminat miktarı fazla olduğu anlaşılmıştır. Daha alt seviyede manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/5727, K. 2011/6980, 15 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama