KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/6044 E., 2012/9973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/04/2009 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının astsubay olarak görev yaptığı sırada zimmetine tevdi edilen askeri eşyayı kaybetmek suretiyle idareyi zarara uğrattığını beyanla bu zararın tahsilini talep etmiştir.
Davalı, kendisinin kötü niyet yada kastının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davaya konu askeri malzemenin yıpranmış olduğu ve uzun yıllar depoda bekletildiği, ayrıca bir kısmının soruşturma yürütülürken bulunarak envantere alındığı anlaşılmaktadır. Davalının tazminata konu askeri malzemeyi kasten zarara uğrattığı da ispat edilememiştir, Askeri Mahkeme kararında da, davalının ihmal suretiyle memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği ancak büyük bir tehlike yada kamu zararı oluşmadığı belirtilmiştir.
Tazminat hukukunda ana kural tam tazmin olmakla beraber, Borçlar Kanunu 43. maddesi hakime fiilin failinin kusur derecesini dikkate alma yetkisi vermektedir. Bu durumda olayın oluş şekli ve davalının içinde bulunduğu koşullar da dikkate alınarak, zarar miktarından Borçlar Kanunu 43.ve 44. maddesi uyarınca takdiren indirim yapılması gerekmektedir.
Yerel Mahkemece, bu husus gözetilmeyerek belirlenen zararın tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru bulunmayıp uygun bir indirim yapılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/6044, K. 2012/9973, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama